KRİSTAL TERAPİ
Alternatif tıp başlığı altında son zamanlarda kristallerle yapılan terapiye duyulan ilgi, her geçen gün artıyor. Dünyanın dört bir yanında milyonlarca kişi şifa bulmak için doğadan bir umut ışığı bekliyor. Bunlardan biri de değerli taşlarla yapılan tedavi'dir. Birçok eski kültürde kristaller ve değerli taşların güçleriyle ilgili bilgi bulmak mümkündür. . İnsanlık tarihi kadar eski olan bu tedavi yöntemi şimdi çağdaş insanın hizmetine açılması için derin araştırmalara konu olmaktadır. Tüm değerli taşların kökeni, yer çekirdeğinin sürekli hareket halindeki ve daima dış yüzeye ulaşmaya çalışan erimiş magmasına dayanır. Bu kızgın kütlenin sadece küçük bir kısmı volkanik faaliyet ve lav akışı meydana getirir ve magma, çoğunlukla yerin alt tabakasındaki yeraltı çatlaklarına akar. Bu erimiş kaya ve mineraller kütlesine, kaynayan sular, buhar ve gazlar da eşlik eder. Bunlar soğurken üst katmanlarda biriken birçok mineralle birleşerek, kristalleri ve değerli taşları meydana getirirler. Oluşum ve gelişimlerini milyonlarca yılda tamamlayan bu değerli taşlar, sürekli olarak içlerine, güçlü elektromanyetik enerji de depolarlar. İşte insanları şifalandıran şeyin taşların içindeki mineral yapılarıyla birleşmiş olan bu elektromanyetik güç olduğu düşünülmektedir. Taşlar oluşumları süresinde birçok doğal enerji vibrasyonunu üzerine alırlar. Taşların üzerinde birikmiş olan bu enerji taşları kendi enerji alanına alan insanlar üzerinde önemli pozitif etkiler oluşturduğu düşünülmekle birlikte taşların yaptığı bu olumlu etkiler bilimsel olarak ispat edilememiştir. Sahip olduğu enerji alanının güçlü olması ve kişinin kendi enerji alanını etkilemesi taşların kişideki bloke olmuş ve hastalığa yol açan enerjiyi dengelendiği düşünülmektedir. Hastalıkların tarihi verilere dayandırılarak salgı bezlerinin bulunduğu temel yedi enerji merkezlerinde , enerji döngüsünde ortaya çıkan dengesizliklerinden oluştuğuna dair kanaat mevcuttur. Söz gelimi enerji alanı dengeye kavuştukça kişi iyileşmektedir. Bilimsel anlamda taşların bu etkisi ispat edilmemiş olsa da birçok kişi deneyimlerinden taşların iyileştirici etki yaptığını kabul etmektedir. İnsan bedeni büyük ölçekli farklı minerallerin bileşiminden meydana gelmiştir. Yetişkin bir insanın bedeninin 3/4’ü sudur. Yani H2O. Bunun dışında değişken olmakla beraber demir, bakır, çinko, kurşun, magnezyum, titanyum, selenyum, iyot, kalsiyum, potasyum, uranyum, fosfor, sodyum kükürt gibi mineraller bulunmaktadır. Mineraller de vitaminler gibi sağlımızın ve hareket kabiliyetimizin temel öğelerinden biridir. Civa biklorit, bakır ve gümüş tuzları başlıca dezenfektanlardı. Antimon, arsenik, bizmut ve civa , altın gibi eser maddeler sifilis ve cüzam tedavisinde kullanılmıştır. Bilimsel verilere dayandırılmayan parapsikolojik tespitlerden öteye henüz gidemeyen sağlığı korumada natif yöntemlerden biri olarak görülen kristallerle terapi ile ilgili bilgiler , tarihi belgeler ve teolojik verilerden öteye gidememektedir. İslamiyetin kutsal kitabı Kuran’ın Kerim, Rahman süresinde inci ve mercanlardan nimet olarak söz etmekte, cennete layık olan kişilerin ise yakut, zebercet ve mercanlarla döşenmiş köşklerde yaşayacağı bildirilmektedir. Her hal ve hareketinin kayıt edilmiş ve nakledilmiş kainatın ruhani lideri, İslam Peygamberinin mühründe de akik taşını bulundurması da düşündürücüdür. Tarih sayfaları arasında kalan bir diğer nakil ise, eski yunanlıların şarap kadehlerinin , sarhoş etkisi daha doğrusu bağımlılığı engellediği için ametist (mor necef) kristali kullanılmış olması da ilginç olmakla beraber; kristalleri kullanmadaki seçimlerin tam olarak kişinin toplumdaki ferdi statüsünü göstermek için mi yoksa sadece fayda sağladığı düşüncesinin mi hakim olduğu bilinmemektedir. Adı sık geçen kristallerden bazıları ile ilgili genel bilgiler aşağıda verildiği gibidir: Akik Kimyasal grubu : Silikat Başlı olduğu grup: kuvars Kristal sistemi : trigonal Varsayılan etkileri : Kan dolaşımının düzenli çalışması , tansiyonun dengelenmesi
Yakut Kimyasal grubu : Oksitler Başlı olduğu grup: Korund Kristal sistemi : Hegzagonal Varsayılan etkileri : bağışıklık sistemini güçlendirme , kan hastalıklarına karşı koruyucu ve iyileştirici
Turkauz (Türk taşı) Kimyasal grubu : Oksitler , Hidratlar Başlı olduğu grup: Korund Kristal sistemi :Triklinik Varsayılan etkileri : Migren ağrılarını hafifletme, hücre yenileme ve yaşlanmayı geciktirme
Ametist Kimyasal grubu : Oksitler Başlı olduğu grup: Kuvars Kristal sistemi : Trigonal Varsayılan etkileri : Sinir sisteminin sağlıklı kalması ve iyileşmesi, kanser oluşumunu engelleme, ağrı ve sızıları hafifletme
Yaratılan varlıkların en üstünü olarak yeryüzündeki serüveninde insanoğlunun bilmediklerine duyduğu ilgi, yeryüzündeki nimetlerin kendisinin hizmetine sunulmuş olması gerçeği de henüz bilim alanında etkileri kanıtlanmamış olan kristallerin etkisi üzerine çalışmaya değer görmektedir.
Selvi Akbay
|